Karıncalar Kendi Ağırlıklarının Katlarca Fazlasını Nasıl Taşıyabiliyor?

sezer

Günlük hayatta hepimiz karıncaları bir şeyler taşırken görmüşüzdür. Taşıdıkları yükler bazen kendi boyutlarına kıyasla çok büyük bir yiyecek parçası ya da başka bir nesne olabilir. Yapılan farklı araştırmalar karıncaların kendi vücut ağırlıklarının 10-50 kat fazlasını taşıyabildiklerini gösteriyor. Peki, karıncalar nasıl bu kadar kuvvetli olabiliyor?

Karıncaların kendi ağırlıklarının katlarca fazlasını taşıyabilmelerinin başlıca sebebi çok “hafif” canlılar olmalarıdır. Bu sayede kas güçlerinin büyük kısmını yükleri taşımak için kullanabilirler. Fakat büyük canlılarda, örneğin insanlarda, vücut ağırlığı fazla olduğundan kaslar vücudun iskelet sistemini de desteklemek zorundadır. Bu nedenle fazla yük taşıyamayız.

Ohio State Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada bilim insanları Formica exsectoides türü karıncaları elektron mikroskobu ve bilgisayarlı tomografi cihazlarını kullanarak inceledi. Eklemlerinin dayanıklılığını ölçmek içinse karıncaları hızla dönen bir disk üzerine yerleştirdiler. Sonuçta karıncaların dönme sırasında üzerlerine etki eden, kendi vücut ağırlıklarının 3500-5000 katı kadar kuvvete dayanabildikleri anlaşıldı.

Karıncalar yükleri ağızları ile kaldırır ve taşıdıkları yükün ağırlığı boyun eklemi aracılığıyla ayaklara aktarılır. Elektron mikroskobu görüntülerinden, karıncalarda boyun eklemindeki yumuşak dokunun dayanıklılığının çok yüksek olduğunu belirlendi. Ayrıca baş-boyun ekleminde sert ve yumuşak dokuların birleştiği ara yüzeydeki özgün yapının karıncaların boyunlarına dayanıklılık sağladığı anlaşıldı. Yapılan çalışmalar diğer böceklerde de benzer dokular olduğunu gösteriyor.

Elde edilen bu bilgiler sayesinde gelecekte yük taşımada kullanmak amacıyla karıncalardan ilham alınarak geliştirilen robotlar görmemiz mümkün olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

IŞIK HIZINI İLK DEFA KİM ÖLÇTÜ ?

Danimarkalı gökbilimci Ole Christensen Romer, ışık hızını belirlemek için çalışmalar yapan ilk bilim insanlarından biridir. Romer, yaptığı uzun süreli gözlemler sonucunda Jüpiter’in uydularından Io’nun iki tutulması arasında geçen zamanlarda farklılıklar tespit etti. Dünya Jüpiter’e yaklaştıkça iki tutulma arasındaki süre kısalıyor, Dünya Jüpiter’den uzaklaştıkça iki tutulma arasındaki süre uzuyordu. Romer, bunu […]